Yeryüzü büyüktür. Her şeyden saklanabileceğinizi düşündürecek kadar büyük. Kaderden.
Tanrı’dan. Yeterince uzak bir yer bulmanıza bakar. Siz de kaçarsınız.

Heroes

17 Eki 2007

Öyle çok şey var ki; dile gelip de geri giden, kalemin ucundan dönen. Bir bir geri teperken biber tadında kırıntılar, tekrar yutmanın verdiği zorlukla birleşince acı; ne de zor “yok birşey” demek. Gerçekten yok mu? Yoksa neden bu yüzündeki ekşimsi ifade. Varsa neden dillendirmezsin? Çünkü anlatsam da anlamazsınız, çünkü kitabın sonunu, dayanamayıp meraktan okuyanlardansınız. İşte bu sebepten; ben de susanlardanım.

null

Beklemek karnımı ağrıtıyor. Böyle koca bir yumruyla yaşıyor gibi. Beklenen olduğunda, geldiğinde dağılıvericekmiş gibi… Ama hep “gibi”… Hiç “evet öyle” değil. Terleyince üstündeki hırkayı çıkarıp atıvermek gibi, ya da sıkılınca saçlarını kestirmek gibi…
Ama hep “gibi”… Hiç “evet öyle” değil.

bu gökkuşağı bile betondan kent
- ki çoğu zaman tenha -
ve yüreğimdeki çiçekleri umursamazsızın beni
çiğneyen arabalar, yollar ve bu kalabalık;
öylesine yaşamak mesaisinde hep
ve her görüşümde yollarda mutlu yüreğimi
ürküten, içimdeki mavi gözlü çocuğun en güzel
oyuncağını: düşlerimi inciten, ağızlar dolusu ve
en büyük harflerle kural diye bağıran o malum
uyarı: köprüden önce son çıkış

 

görülesi değil midir ötesi köprünün..
ya bir kalp atımı kadar yaklaşacaksam
aradığım her ne ise’ ye..

 

ya düşlerimin en cesur kuşu konmak üzereyse
düş bahçemin ekinine..
yarını bilmemekteki o gizemli cazibe değilse
tüm acıları ve acımasızlığına rağmen
‘yaşamak güzel’ dedirten, söylesene nedir?
ya köprünün sonundaki geceyse çaresi
fırtınalar vadisinde yalnız bir kır çiçeği
küskünlüğümün..
Devamı…

27 Eyl 2007

nullBu gidiş gelişler yordu seni hep… Bir türlü yoluna girmedi bu hayat. İsteklerin bir bir olurdu da ya sırası yanlıştı ya geç kalmıştı… Şaşırtıyordu bu sıralama seni, yolundan ediyordu. Darmadağın oluyordun. Hiçbirşeyin peşinden tutkuyla gidemedin, gitmedin belki de bilmiyorum. Uzaktan uzağa seyrederken seni hep içimde birşeyleri düğümledin… Ağzımdan çıkacakları hep tarttım, hep hesapladım. Kırmaktan korktum seni hep. Zaten herşey ters bir de ben karartmak istemedim ortalığı. Şimdi şimdi anlıyorum yanlış yapmışım… Keşke korkmadan söyleseymişim düşündüklerimi.

Devamı…

yoldostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma..
kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de..
unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.
yolcuya bakıp, yolunu tanıma.
yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver.
vahim olan, yolun yolcusuz olması değil;
asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır;
yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal
“en doğru yol: en dikensiz yoldur” diyenler seni aldatıyorlar.
onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır.
aldırma…. Devamı…

6 Eyl 2007

“Sonra durdum. Aniden. Tam kalbimin dur dediği yerde. Bir adım bile ileride değil, tam o yerde, durdum. Yokuşun başında, Boğaz’a bakan bi yerde.”

Aniden doğan bir güneş vardı, ve o doğana kadar bize eşlik eden ay, ardından kayması dört gözle beklenen yıldızlar.. Bizi üzen bir şeyler vardı, aniden ‘gitme’ eyleminin akla gelmesi ve o fikrin zihinde yer etmesi gibiydi, kırılgan düşleri yerle bir ederdi.. Küf tutmuş mendiller, uçları kırık buruk hayaller ve ateş gibi yanan evler vardı.. Evlerin ışıkları uzaktan bakınca göz kırpıyor gibiydi, sanki hayaller bir bir yanıp sönüyordu.. İstanbul aleni bir şekilde dans ediyordu rüzgarla, ve istanbul buram buram kaçıyordu gözümüze..

İlk dizesi hep unutulan eski türk filmleri tadında bir şarkıya takılıyordu dilimiz, ve gözlerimiz Casablanca tadında sahneleri arıyordu.. Bir sigara yakılıyor, yüzünden Humphrey Bogart geçiyordu.. Ingrid Bergman tam da yanıbaşında gözünden istanbul’u siliyordu.. Saatler geçti gitti, gün bitti..

“Gözümüze dünyanın bütün denizler üşüştü..”

nullBirkaç gün önce ücretsiz blog açma hizmeti veren wordpress.com’a Türkiye üzerinden erişim engellendi. Yaklaşık 1.400.000 alt alan adı ile hizmet veren bu siteye Türkiye üzerinden standart bir internet kullanıcısının girmesi mümkün değil. Girebilmek için birçok alternatif yöntem var; ama dns değiştirmek, hosts dosyalarını kurcalamak ya da treewalk kullanmak istemeyen, hatta bu yöntemlere önyargıyla bakan ve hatta ne işe yaradığını bilmediğini için kullanmaktan çekinen bir kullanıcı kesimi de mevcut. Herkesi hoş görmek lazım. Bu durumda kullanıcıların imdadına koşan başka alternatifler çıkıyor işte. Devamı…

 

Sayfa 3 / 28«12345»...Son Sayfa »