Yazara ait tüm yazılar..
Pts 2 Tem 2007
Her seferinde bu son sezen konseri diyip, her açıkhavaya gelişinde tekrardan kendini harbiye’nin merdivenlerinden inerken bulmak resmen bir intihara teşebbüs.. Açık yaraya merhem aramak, sevdiğine sımsıkı sarılmak, güle oynaya ağlamak..
Harbiye’nin yıldızlı gecesinde yere inen bir yıldızdı sezen..
Vurdu, kırdı, yaktı, öldürdü ama acıtmadı..
Güldürdü, oynattı ama kimseye aldırmadı..
01.01.07 tarihine, sesiyle muhteşem imzasını attı..
Not: Bilimum ekle, şarkıyla, sözle, […]
Paz 1 Tem 2007
yok olmaz, dur
dur, gidemezsin
gözlerimin rengi dur
bulutlara dönemezsin
yok olmaz, erken daha..
biraz geç kalın ne olur..
Paz 1 Tem 2007
Baharlar açmıştı beyaz beyaz ve ben istemiştim ki beyaz olsun dört bir yan bu site için bi an.. Sonra birkaç deneme, birkaç ek üstüne. Biraz oldu, biraz olmadı. Aslında olsa olurdu ama, bugün anladım ki; buraya en çok siyah yakışıyordu, hemen bu yazının altında duran yazıyı okurken bunu farketmemek olmazdı, hayatta dikenler vardı ve bizi […]
Sal 19 Haz 2007
“*Sonra gün geliyor, bir kişi çıkıyor ortaya. Hem yolun hem evin oluyor; hem maceran hem huzurun, kapıdan geçenin ve evde duranın oluyor. Evin içinde bir soluk, yastıkta bir iz, kendi kokuna karışmış bir koku, yanında durunca farkına bile varmadan elini tuttuğun biri oluyor. Evin içinde, hiç de ‘şiirsel’ olmayan bir anda odadan odaya geçişini seviyorsun […]
Çar 13 Haz 2007
Herkes uyurken, güneş daha yeni çıkmışken meydanlara sıcacık yatağı bırakıp yola düşmeyi, staj yapmayı, sanki fabrikada çalışacakmışım gibi her makinanın ince ayrıntılarını öğrenmeyi, yapacak bişey bulamayıp vakit geçsin diye kıvranmayı ve inadına geçmek bilmeyen saatleri sevmiyorum.. Ben aslında takım elbise içine janjanlı bir gömlek giyilmiş, etekleri ütüden iz iz olmuş resmi durumları sevmiyorum..
Sıcacık bir günde, […]
Per 7 Haz 2007
Bugün çok şen bir yazı yazmalı, yazı dediğin şöyle boğaz manzarası karşısında içilen bir rakı kadar içi açmalı.. Düğünün ortasından şaşkın şaşkın dolaşan damat kadar kararlı, gelinin çiçeğini kapmaya çalışan kızlar kadar da heyecanlı olmalı.. Yorgunken herkes, bu yazı dolaşmalı kırk yaş üstü kahvelerini, balıkçıları bir de yazlık sinemaları.. Bugün denize girmek, yazlık sinemada öpüşmek […]
Pts 2 Tem 2007
Her seferinde bu son sezen konseri diyip, her açıkhavaya gelişinde tekrardan kendini harbiye’nin merdivenlerinden inerken bulmak resmen bir intihara teşebbüs.. Açık yaraya merhem aramak, sevdiğine sımsıkı sarılmak, güle oynaya ağlamak..
Harbiye’nin yıldızlı gecesinde yere inen bir yıldızdı sezen..
Vurdu, kırdı, yaktı, öldürdü ama acıtmadı..
Güldürdü, oynattı ama kimseye aldırmadı..
01.01.07 tarihine, sesiyle muhteşem imzasını attı..
Not: Bilimum ekle, şarkıyla, sözle, […]
Paz 1 Tem 2007
yok olmaz, dur
dur, gidemezsin
gözlerimin rengi dur
bulutlara dönemezsin
yok olmaz, erken daha..
biraz geç kalın ne olur..
Paz 1 Tem 2007
Baharlar açmıştı beyaz beyaz ve ben istemiştim ki beyaz olsun dört bir yan bu site için bi an.. Sonra birkaç deneme, birkaç ek üstüne. Biraz oldu, biraz olmadı. Aslında olsa olurdu ama, bugün anladım ki; buraya en çok siyah yakışıyordu, hemen bu yazının altında duran yazıyı okurken bunu farketmemek olmazdı, hayatta dikenler vardı ve bizi […]
Sal 19 Haz 2007
“*Sonra gün geliyor, bir kişi çıkıyor ortaya. Hem yolun hem evin oluyor; hem maceran hem huzurun, kapıdan geçenin ve evde duranın oluyor. Evin içinde bir soluk, yastıkta bir iz, kendi kokuna karışmış bir koku, yanında durunca farkına bile varmadan elini tuttuğun biri oluyor. Evin içinde, hiç de ‘şiirsel’ olmayan bir anda odadan odaya geçişini seviyorsun […]
Çar 13 Haz 2007
Herkes uyurken, güneş daha yeni çıkmışken meydanlara sıcacık yatağı bırakıp yola düşmeyi, staj yapmayı, sanki fabrikada çalışacakmışım gibi her makinanın ince ayrıntılarını öğrenmeyi, yapacak bişey bulamayıp vakit geçsin diye kıvranmayı ve inadına geçmek bilmeyen saatleri sevmiyorum.. Ben aslında takım elbise içine janjanlı bir gömlek giyilmiş, etekleri ütüden iz iz olmuş resmi durumları sevmiyorum..
Sıcacık bir günde, […]
Per 7 Haz 2007
Bugün çok şen bir yazı yazmalı, yazı dediğin şöyle boğaz manzarası karşısında içilen bir rakı kadar içi açmalı.. Düğünün ortasından şaşkın şaşkın dolaşan damat kadar kararlı, gelinin çiçeğini kapmaya çalışan kızlar kadar da heyecanlı olmalı.. Yorgunken herkes, bu yazı dolaşmalı kırk yaş üstü kahvelerini, balıkçıları bir de yazlık sinemaları.. Bugün denize girmek, yazlık sinemada öpüşmek […]
