Dikenli Tel


1 Eyl 2009

Tam dört yıl önce yazmışım, dört yıl önce bugün…

Takvimlerden bir yaprak daha düştü.
Bugün 1 Eylül.
Yaz resmi olarak sona erdi.
İlkokulda öğrendiğimiz mevsimlere göre ayları sayarken Eylül’ü sonbaharda saydık hepimiz.
Gerçi son yıllarda öyle sıcak günler yaşadık ki Eylül’de; yaz mı, güz mü karar vermek zor.
Eylül demek; yeni başlangıçlar demek, Eylül demek; yaza veda demek, Eylül demek; sıkıntı demek.
Kitap defter demek, okul zili demek, tembelliğe son demek.
Alışveriş demek, yani yine çok para lazım demek.
Uzun geceler yaklaşıyor yine.
Gökyüzü birdenbire kendini siyahın kollarına teslim edecek.
Bize de güneşi özlemek düşecek.
Sıcak şikayetleri yavaş yavaş yerini, ne kadar da serin tarzı cümlelere bırakacak.
İnsanı iliklerine kadar ıslatan yağmur, daha sık eşlik edecek günlerimize.
Bir fincan sıcak kahve için daha çok bahanemiz olacak.
Ve çok değil birkaç ay sonra kar taneleri ziyaretimize gelecek.
Pencerenin ardından seyretmesini sevdiğim ama önünde olmayı sevmediğim beyaz günler, geceler.
Biraz erken bahsediyor olabilirim, kardan falan ama Eylül deyince hüzün de geliyor beraberinde.
Ve hüzün yaza pek yakışmıyor. Kış duygusu hüzün, en çok ta hazan.
Ve işte ilk adımı attık bugün sonbahara yazdan.
Artık mevsimlerden hazan…




Yazı hakkında;

Bu yazı 1 Eylül 2009, Salı 2:38 sularında İçimden Geldi kategorisi altında kaleme alınmıştır. Bu yazıya gelen yorumları RSS 2.0 ile takip edebilir, yorum yazabilir, ya da geri izleme kullanabilirsin. Çok istersen yazdırabilirsin. Ve hatta Facebook'ta ya da FriendFeed'de Paylaşabilirsin. O da uymadıysa


Yorum Yaz

Not: Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır, panik yok (:

Additional comments powered by BackType