Dikenli Tel » ..çocuksun sen


27 Eki 2007

- I -

 

Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen,
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı, hepsi bu.
Şu samanyolu, hani avuçlarından dökülen
Kum taneleri var ya, onlardan birindeyim.
Yeni bir yolculuğa çıkıyorum, kar yağıyor,
Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte.

 

Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum,
Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun,
Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı.
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Birisi adres sorsa, önce silaha davranıyorum.
Kekemeyim, en az kasabalı aşklar kadar mahçup
Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için.
Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa,
Bir daha doğmamak için. Doğmak diyorsun
Ölümlülerin işi, bir de mutlu olanların.
Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar,
Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa.

 

Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan.
Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse.
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Bir kaza olsa, adı aşk oluyor artık.
Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık.
Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada.
Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak,
Yumuyorum gözlerimi, gözkapaklarımın içindesin,
Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen..

 

Hiç büyümüyorsun artık, iyi ki büyümüyorsun.
Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
Esirgeyensin, bağışlayansın, biad ediyorum.
Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil…

 


- II -

 

Çocuksun sen, sesinin çağlayanına düştüm
Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ,
Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
Nasıl gidip geliyor, gidip geliyorsa öyle.
Zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar
Dursam ölürüm, paramparça olur dünya.

 


Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm.
Uçurum diyordun, bir aşk uçurum özlemidir.
Bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna,
Tutunabileceğim tüm umutları görmemek için
Gözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak.
(Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunu
Unutmuyorum, unutmuyorum, unutmuyorum hiç)
Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor,
Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri,
Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda,
Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum.
Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım
Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte.

 

Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan,
Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer,
Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle
Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum.
Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken,
Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde
Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su.

 

Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç,
Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı.
(Soluğunun elma kokması bundandı belki)
Bir elma kokusuna tutundum düşerken,
Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
Nasıl gidip geliyor, gidip geliyorsa öyle.
Çocuksun sen, çocuğumsun…

 

Ahmet Telli




Yazı hakkında;

Bu yazı 27 Ekim 2007, Cumartesi 15:36 sularında Şiir kategorisi altında kaleme alınmıştır. Bu yazıya gelen yorumları RSS 2.0 ile takip edebilir, yorum yazabilir, ya da geri izleme kullanabilirsin. Çok istersen yazdırabilirsin.


9 Yorum

  1. s1m0ne demiş ki: (27 Ekim 2007 saat 16:03)

    Bu dünyanın dilinden anlamaya çalışırken verdiğim çabadan daha kolay öyle olmak. Sevmek daha kolay, bağışlamak ne gelirse aklına işte… Evet çocuktum bir zamanlar ve seçme şansım olsaydı hala öyle olurdum…

  2. Erhan... demiş ki: (29 Ekim 2007 saat 20:41)

    Yorum yapmamam lazım…. evet evet yapmamalıyım…. Hala çocuğum :)

  3. öylesine demiş ki: (3 Kasım 2007 saat 23:20)

    annem sen neolur çocukluğumu sakla tek kalan bu elimde avucumda…

  4. isim demiş ki: (13 Kasım 2007 saat 15:17)

    Çocuk olmak;
    herkes çocuktur aslında,
    yağarken yağmur
    nedensiz naıl akarsa göz yaşı öyle..
    ya da sabahları olmayan birinin elleri dururken göğsünün üstünde.
    herkes çocuktur aslında çalarken gerçek zamanı yalancı hayattan,
    Ya da bağıra bağıra susarken kalbi
    ateş sıcaklığını yitirmişken dahi
    çırpınırken kaybolmasın diye birileri.
    birileri çocuktur aslında adı ahmak diye anılsada,
    aklını gerektiği yerde gerekmediği kullanışları asılı kalır buharlaşan yeryüzünün yalancı ışıkşlarında.
    Aslında çocuklar daha büyüktür, kendini büyük sananlar gözlerini açıpta gördüklerini duyduğunda. Manalar çocuktur isteyişlerin vagonunda.
    Son durakta bir şair ağlar bu tren yolunda ve her vagon yıllar önce bildiği mısraların üzerinden geçer. yolcular da yolda bekleyende beklenende gelen ve gidende çocuktur atmosferden yabancı bir nefes gelip sol yanını dövdüğünde.

  5. CorNeLLiuS demiş ki: (15 Kasım 2007 saat 6:15)

    Merdiven arasında duran eski tuğlalı sobanın içinde sakladığım misketelrim…
    Çatı katında sakladığım sigara paketi ve kibrit kutusu…
    Kışın gizlice dışarıya kaçıp caminin önündeki uzun yokuşta tüm mahalleli çocuklarla kızak kaymak..
    Yazın elmacı dedenin bağına gidip o eşsiz elma ağaçlarından birinden birine zıplamak…
    Baharın ilk aylarında yerlerden patlayarak çıkan kaynak sularının çamurlarında çiğdem toplamak…
    En büyük yeşil sahamızda yan mahalleyle yaptığımız maçlarda maçın beklenen skorla değilde genelde topun dereye kaçmasıyla bitmesi..
    Ramazan günlerinde okuldan sonra iftar öncesi çamlıktaki çeşmeden su getirmek için gidilen yoladaki muhabbetler…
    Düşündükçe daha da fazlası gelir elbette bir tebessüme sebep maziden (:

    Büyüdük bunları kaybettikte noldu?

    Bir tutam da olsa ben çocukluğa razıyım bütün sınıfın karşısında karatahtanın önünde cezamı çemeye de …

    Zil nasıl olsa çalmayacak mı? (:

  6. dilfigar demiş ki: (17 Kasım 2007 saat 0:09)

    derinlere işliyor, çok derinlere, taa çocuk olduğumuz dönemlere…
    bu şiiri ilk kez böyle etkileyici bir sunumla okumuş olmak, ..williee..’ye yürekten bir teşekkür gerektirir sanırım (:
    teşekkürler ..williee..

  7. NeverLand demiş ki: (22 Aralık 2007 saat 16:52)

    Çocukluğumu doyasıya yaşadım ki hala cıkamıyorum içinden..
    artık büyümek istiyorum çabucak..
    nasıl sokağa kaçıyorsam evden .bir solukta kendimden de öyle..

    yeni alışkanlıklar lazım, bilmek lazım.
    öğretir misin ?

  8. isim demiş ki: (22 Aralık 2007 saat 23:07)

    I KNOW

    silinmiş bir cümledir.
    bu cümleyi biliyormusun?

  9. Bahar yücel demiş ki: (5 Ocak 2008 saat 14:35)

    Gerçekten sevdim herkes çocuk olmuş ..Babam hep bana ”her zaman çocuk kalabilsen” derdi. Gerçekten bu laftan hiç birşey anlayamıyordum.Anlayan var mı ?

Yorum Yaz

Not: Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır, panik yok (: