17 Eki 2007
hep “gibi”…
Yazar: s1m0ne Kategori:İçimden Geldi |
Öyle çok şey var ki; dile gelip de geri giden, kalemin ucundan dönen. Bir bir geri teperken biber tadında kırıntılar, tekrar yutmanın verdiği zorlukla birleşince acı; ne de zor “yok birşey” demek. Gerçekten yok mu? Yoksa neden bu yüzündeki ekşimsi ifade. Varsa neden dillendirmezsin? Çünkü anlatsam da anlamazsınız, çünkü kitabın sonunu, dayanamayıp meraktan okuyanlardansınız. İşte bu sebepten; ben de susanlardanım.

Beklemek karnımı ağrıtıyor. Böyle koca bir yumruyla yaşıyor gibi. Beklenen olduğunda, geldiğinde dağılıvericekmiş gibi… Ama hep “gibi”… Hiç “evet öyle” değil. Terleyince üstündeki hırkayı çıkarıp atıvermek gibi, ya da sıkılınca saçlarını kestirmek gibi…
Ama hep “gibi”… Hiç “evet öyle” değil.

Konuşmasını beceremeyenlerin yanında susanların suskunlukları ne çok şey anlatır anlayanlara. Hayat konuşamadıkları için kaybedenlerle ne kadar çok dolu. Suskunlar sustuklarında bir gizemi büyütürler tüm insanlığa doğru.
Yazın ne de güzel ifade etmiş yüreğimden ve aklımdan süzülenleri.
seni anlıyorum ve ne o yada katılmıyor degılım…
Güzel bir site gerçekden.. tasarımı çok beğendim açıkçası.
bu odanın alacakaranlığından,
okyanusundan, beni boğan dalgalarından,
tenimde kalan tuzundan ve
yastıklarda kuruyan gözyaşından
hiç bahsetmedim.
size,
nasılsın diyerek başlayan telefonlarınıza
(garip, tuhaf aslında)
beyaz bembeyaz tabiatımla
‘iyiyim’ diyorum.
yani aslında korkuyorum
bütün bunlar kıyamet
bütün bunlar cinnet
bütün bunlar cinayet demeye
bir daha düzeltilemeyecek sözler
söylemeye korkuyorum.”
..birhan keskin
öyle işte, içimden geldi (:
” İkimizden birine düşüyordu mutluluk. Ben, inat ediyordum daha fazlasını yapmak için herşeyin. Kendimi bilmeyerek senden alıp; içkiye, sigaraya veriyordum inadına, git gide.. Sense, bir şarkıdan, bir melodiden, en küçük bir tınıdan acıyı yakalamayı başarıp, yaşaran gözlerle karşılığını veriyordun bana. Mutluluğu güyâ birbirimize sunuyorduk. Kısacası, mutsuzluğu paylaşamıyorduk senle. O kadar seviyorduk yani.. Mutsuzluğu mu ? Yoksa birbirimizi mi ? İşte orası bilinmez… ”
demiştim bir zamanlar. Gözlerim bu başlığa uygun olup olmadığı konusunda kararsız kalınca, 4. okuyuşumdan sonra bu duyguyu hatırladığımdan emin olduğumu anladım.
-nasılsın bugün? - sanki hergün sorabiliyormuşum bu güce sahipmişim gigi nefesimi tutup hep hep -
- yani “iyi gibi”
- evet bu cevabı biliyorum willie, bu o “iyiyim” diyememenin sancısı.