17 Eki 2007

Öyle çok ÅŸey var ki; dile gelip de geri giden, kalemin ucundan dönen. Bir bir geri teperken biber tadında kırıntılar, tekrar yutmanın verdiÄŸi zorlukla birleÅŸince acı; ne de zor “yok birÅŸey” demek. Gerçekten yok mu? Yoksa neden bu yüzündeki ekÅŸimsi ifade. Varsa neden dillendirmezsin? Çünkü anlatsam da anlamazsınız, çünkü kitabın sonunu, dayanamayıp meraktan okuyanlardansınız. İşte bu sebepten; ben de susanlardanım.

null

Beklemek karnımı aÄŸrıtıyor. Böyle koca bir yumruyla yaşıyor gibi. Beklenen olduÄŸunda, geldiÄŸinde dağılıvericekmiÅŸ gibi… Ama hep “gibi”… Hiç “evet öyle” deÄŸil. Terleyince üstündeki hırkayı çıkarıp atıvermek gibi, ya da sıkılınca saçlarını kestirmek gibi…
Ama hep “gibi”… Hiç “evet öyle” deÄŸil.




Yazı hakkında;

Bu yazı 17 Ekim 2007, Çarşamba 1:50 sularında İçimden Geldi kategorisi altında kaleme alınmıştır. Bu yazıya gelen yorumları RSS 2.0 ile takip edebilir, yorum yazabilir, ya da geri izleme kullanabilirsin. Çok istersen yazdırabilirsin.

5 Yorum

  1. ne_o demiÅŸ ki: (18 Ekim 2007 saat 2:17)

    Konuşmasını beceremeyenlerin yanında susanların suskunlukları ne çok şey anlatır anlayanlara. Hayat konuşamadıkları için kaybedenlerle ne kadar çok dolu. Suskunlar sustuklarında bir gizemi büyütürler tüm insanlığa doğru.

    Yazın ne de güzel ifade etmiş yüreğimden ve aklımdan süzülenleri.

  2. dehliz demiÅŸ ki: (20 Ekim 2007 saat 17:31)

    seni anlıyorum ve ne o yada katılmıyor degılım…
    Güzel bir site gerçekden.. tasarımı çok beğendim açıkçası.

  3. ..williee.. demiÅŸ ki: (29 Ekim 2007 saat 3:28)
    “size,
    bu odanın alacakaranlığından,
    okyanusundan, beni boğan dalgalarından,
    tenimde kalan tuzundan ve
    yastıklarda kuruyan gözyaşından
    hiç bahsetmedim.
    size,
    nasılsın diyerek başlayan telefonlarınıza
    (garip, tuhaf aslında)
    beyaz bembeyaz tabiatımla
    ‘iyiyim’ diyorum.
    yani aslında korkuyorum
    bütün bunlar kıyamet
    bütün bunlar cinnet
    bütün bunlar cinayet demeye
    bir daha düzeltilemeyecek sözler
    söylemeye korkuyorum.”
    ..birhan keskin

     

    öyle işte, içimden geldi (:

  4. XIZDIRAPX demiş ki: (14 Kasım 2007 saat 16:07)

    ” İkimizden birine düşüyordu mutluluk. Ben, inat ediyordum daha fazlasını yapmak için herÅŸeyin. Kendimi bilmeyerek senden alıp; içkiye, sigaraya veriyordum inadına, git gide.. Sense, bir ÅŸarkıdan, bir melodiden, en küçük bir tınıdan acıyı yakalamayı baÅŸarıp, yaÅŸaran gözlerle karşılığını veriyordun bana. MutluluÄŸu güyâ birbirimize sunuyorduk. Kısacası, mutsuzluÄŸu paylaÅŸamıyorduk senle. O kadar seviyorduk yani.. MutsuzluÄŸu mu ? Yoksa birbirimizi mi ? İşte orası bilinmez… ”

    demiştim bir zamanlar. Gözlerim bu başlığa uygun olup olmadığı konusunda kararsız kalınca, 4. okuyuşumdan sonra bu duyguyu hatırladığımdan emin olduğumu anladım.

  5. NeverLand demiş ki: (22 Aralık 2007 saat 16:55)

    -nasılsın bugün? - sanki hergün sorabiliyormuşum bu güce sahipmişim gigi nefesimi tutup hep hep -

    - yani “iyi gibi”

    - evet bu cevabı biliyorum willie, bu o “iyiyim” diyememenin sancısı.

Yorum Yaz

Not: Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır, panik yok (: