Archive for Ekim, 2007

Yayın akışını devam ettireyim dedim (:

 

 
 

 
 
Sen başka türlüsün..
"Sakın kendini, sakın en küçük sesinden, kıpırdanışından, şefkatinden insanlığın. Çünkü insanlık, sana göre değil. Sen çünkü eksik bir kelebeksin. Kozasından aceleyle dışarı fırlatılmış. Yarım kanatlı uçucu. Bu dünya hep böyle kalacak. Sen hep böyle kalacaksın, sen başka türlüsün.”
Ece Temelkuran
 

Cts 27 Eki 2007

- I -
 
Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen,
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı, hepsi bu.
Şu samanyolu, hani avuçlarından dökülen
Kum taneleri var ya, onlardan birindeyim.
Yeni bir yolculuğa çıkıyorum, kar yağıyor,
Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte.
 
Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum,
Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun,
Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı.
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Birisi adres sorsa, […]

Çar 17 Eki 2007

Öyle çok şey var ki; dile gelip de geri giden, kalemin ucundan dönen. Bir bir geri teperken biber tadında kırıntılar, tekrar yutmanın verdiği zorlukla birleşince acı; ne de zor “yok birşey” demek. Gerçekten yok mu? Yoksa neden bu yüzündeki ekşimsi ifade. Varsa neden dillendirmezsin? Çünkü anlatsam da anlamazsınız, çünkü kitabın sonunu, dayanamayıp meraktan okuyanlardansınız. İşte […]

bu gökkuşağı bile betondan kent
- ki çoğu zaman tenha -
ve yüreğimdeki çiçekleri umursamazsızın beni
çiğneyen arabalar, yollar ve bu kalabalık;
öylesine yaşamak mesaisinde hep
ve her görüşümde yollarda mutlu yüreğimi
ürküten, içimdeki mavi gözlü çocuğun en güzel
oyuncağını: düşlerimi inciten, ağızlar dolusu ve
en büyük harflerle kural diye bağıran o malum
uyarı: köprüden önce son çıkış
 
görülesi değil midir ötesi köprünün..
ya bir kalp […]