13 Haz 2007

Herkes uyurken, güneş daha yeni çıkmışken meydanlara sıcacık yatağı bırakıp yola düşmeyi, staj yapmayı, sanki fabrikada çalışacakmışım gibi her makinanın ince ayrıntılarını öğrenmeyi, yapacak bişey bulamayıp vakit geçsin diye kıvranmayı ve inadına geçmek bilmeyen saatleri sevmiyorum.. Ben aslında takım elbise içine janjanlı bir gömlek giyilmiş, etekleri ütüden iz iz olmuş resmi durumları sevmiyorum..
Sıcacık bir günde, servisin arka koltuğunun en köşesine oturup yanağımı cama dayamayı, bitmek bilmeyen trafik kuyruklarını ve bir de birinci vitesden ikinciye geçerken bir isyanmış gibi motoru bağırtan, 40 yıllık usta şöför misali sağımdan solumdan fırlayanları.. Ben aslında nefes almak için açtığım her camın ardımdan kapatılmasını sevmiyorum.. Ben seni seviyorum (:

-Puff (:




Yazı hakkında;

Bu yazı 13 Haziran 2007, Çarşamba 15:43 sularında İçimden Geldi kategorisi altında kaleme alınmıştır. Bu yazıya gelen yorumları RSS 2.0 ile takip edebilir, yorum yazabilir, ya da geri izleme kullanabilirsin. Çok istersen yazdırabilirsin.

3 Yorum

  1. s1m0ne demiş ki: (13 Haziran 2007 saat 16:29)

    Yine mi Arçelik (:
    Ne çabuk geçiyor bu zaman dediğimiz, sadece bir arka sayfadaydık ve sen yine makinalardan bahsediyordun.
    Ben de aşk teknik bir hadisedir demişim (:
    Hala öyle galiba, tekniği çözemedik gitti…

  2. ..williee.. demiş ki: (13 Haziran 2007 saat 17:09)

    Arçelik olmasa da onun gibi aynı fonksiyonlarda sıkıcı bişey (:
    Aynı şeyi düşündüm yazarken, ne çabuk geçmiş zaman.. Getirmiş çoğu şeyi, ve aynı debiyle de götürmüş, baksana bizi bile ancak burada konuşacak hale getirmiş (:

  3. [by]kengil demiş ki: (12 Ağustos 2007 saat 19:00)

    Zaman;

    Asi bir çocuk misali geç dersin geçmez,dur dersin durmaz,söz dinlemez haylaz…!

    Mustafa KENGİL

Yorum Yaz

Not: Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır, panik yok (: