24 Nis 2006
Aslında; neyin aslıysa…
Yazar: s1m0ne Kategori:İçimden Geldi |
Herşey aslında olması gerektiği gibi de biz mi farkında değiliz. Yine bir filmden yola çıkarak aklıma takılan bu düşünce doğru mudur ki ? Hani hayatı değiştiren anlar vardır, yıllar sonra dönüp baktığımızda çok da dikkat çekmeyen bu ayrıntılar hayatın tüm akışını değiştirebilir mi?
Mesela Rastlantının Böylesi‘ndeki gibi bir metroyu kaçırmakla neler kazanıyoruz, ya da yetişmekle birşeyler kaybediyor muyuzdur ? Bir ara bu fikre fena halde sarmış, yetişemediğim asansörlere bile acaba diyerek binmiştim. Sonunda dedim bu böyle olmayacak, herşey aslında olması gerektiği gibi; o asansöre binmemen gerekiyorsa binmemişsindir. Ama görünen o ki bir yerlerde bir düşünce kalmış, hala yazdırabilen… Kalmış ve geçen gün yazılan spiritüelizm yazısıyla tekrar kendini dışa vurmuş… Yine başladık yani acabalara; yine bir yerde sıkılıp, daha doğrusu yorulup bırakacağım biliyorum ama… O zamana kadar yine asansör, otobüs, bilimum ulaşım araçları, attığım adımlar falan filan… Uğraşacağız yani (:

hımm bu etki kelebek etkisi
diyerek kendimi çok kandırmışlığım varıd benim dee
Rastlantı ve ben… Düşünüyorum da ne kadar uzak. Bu denli düşünmemek lazım sanırım. Bu yazıdan sonra ben daha çok TRUMAN SHOW’u anımsadım. Gülüp geçiyorum. Öyle olması gerektiği için… Yaşıyorum öyle olması gerektiği için…
“Dışarıdaki dünyanın içimizdeki dünyadan daha gerçek olduğuna inanmaya koşullandırılmışız. Bu yeni model bilim tam tersini söylüyor. Diyor ki içimizde olan, dışımızda olanı yaratır.
Sorun dünyada değil, dünyayı algılama biçimimizdedir belki.
“Aslında kaşık yok!” deniyordu ya “Matrix”te. ”
Raslantılarda yoktu belki de (:
belki bu bir rastlandı değildir