19 Mar 2006

"Pek iyi değilim bu günlerde, serde huzur kalmadı.."
Aşk ne garip, girdin mi bir kere içine yok sonu, tanımsız.. Limiti yok, türevi çok.. Bir ben miydim böyle yoksa var mıydı bunun bir çok örneği, derken öğrendim türevinin alınabilindiğini.. f(x), f’(x), f’n(x) misali, gidiyordu böyle ta ki bir sayı çıkana kadar.. Sonrası zaten elde var 0.. Başta büyük sayılar, x’ler.. Kareleri, dolu dolu.. Uğraşmak zevkli, çözmek tek tek hepsini.. Sona yaklaşınca azalan sayılar, ve en sonda 0.. Bazılarının ise yok sonu, her zaman aynı noktaya çıkan bir yol misali.. Labirentte gidebileceğin, seçebileceğin onca yol var iken, devamlı bir kare çevresinde dolanmak gibi.. ya da elini kaldırmadan çizebileceğin, başa dönen herhangi bir şey gibi.. Elini kaldırdığın anda başlar kopukluklar, ne kadar mükemmel olsun istesen de, başlamaz hiç bir zaman bittiği yerden.. Kesik kesik devam eder bundan sonrası, bi kere başladı mı gelir devamı.. Bu denklemde çıkmaz hiç bir zaman sıfır, yoktur sıfıra eşit olan bir türevi, hep birbirleri çıkarlar.. sin(X)’=cos(X), cos(X)’=-sin(X) araya eksiler girse de, elini kaldırdığın anlarda ki kopuklar olsa da vardır her zaman ana karakterler orada.. Hissettirir kendini, "Buradayız biz, bitmedi.. Oluyor mutsuzluklar ama böyleyiz biz, alıştık.." Sonsuza giderken x, limiti yoktur hiç bir zaman sin(x)’in.. Aşkın da..

X hiç bir zaman eşit olamadı 45 dereceye. Olsaydı eşit olurdu o zaman her şey, sen ben her şey eşit.. aşk eşit.. cos45/sin45=1. Olmadı ama, açı önce 90 oldu, sonra 0.. Ben cos(x)dim, sen sin(x).. Başlangıçtı, 90 dereceydi açı, 0/1 olduk.. Sıfır çıktı sonuç, sonuç vardı sadece, ama hiç bir faydası olmayan bir sonuç.. O kadar çabaya karşı koca bir sıfır sadece.. Sonra zaman geçti, açı 0 derece oldu. 1/0.. Bu defer de her şey tanımsız.. aşk tanımsız.. Ben gittikçe büyüdüm, açı küçüldükçe ben büyüdüm.. Alan daraldı, sevgi büyüdü.. Geçer sandıkça arttım, sonunda bire vardım, sen ise sıfır oldun.. Hiç bir sayıya bir katkım yoktu benim, benle çarpsalar kendileri, bölseler kendileri.. Yok bir faydam benim, aslında hiç olmadım ben bu oyunda.. Bu aşk hep 45 dereceyi yok saydı, hayat da beni yok saysın..
"Belki bir gün dönerim aranıza, ben şimdilik bittim"




Yazı hakkında;

Bu yazı 19 Mart 2006, Pazar 23:33 sularında İçimden Geldi kategorisi altında kaleme alınmıştır. Bu yazıya gelen yorumları RSS 2.0 ile takip edebilir, yorum yazabilir, ya da geri izleme kullanabilirsin. Çok istersen yazdırabilirsin.

3 Yorum

  1. s1m0ne demiş ki: (19 Mart 2006 saat 23:47)

    “Madem herşey biter, yine başlar yeni baştan…”

  2. jr demiş ki: (27 Mart 2006 saat 2:40)

    Değerli ..willie..
    Üzülerek görmekteyim ki aşk konusunda kafanız biraz karışmış durumda…
    Uludağ üniversitesi İ.İ.B.F A binası 3 kat erkekler tuvaletindeki pisuar üstü yazısı aşka yaklaşımınız konusunda size yol gösterir umarım :

    ”Ne komünizm ne faşizm
    İlle de erotizm”

    Mesajın siyasi yönünü de bir kenara atmayalım lütfen :)

  3. pi demiş ki: (6 Nisan 2006 saat 1:24)

    Küsuratlarından arındırılmış, baside indirgenmiş bir aşktı bizimki başlarda.. Yormayan, sıkmayan, emek harcamanı gerektirmeyen.. Pi’yi 3 almak gibi kalem kağıda bile gerek duyulmadan çözülebiliyordu tüm soru(n)lar..

    Ne zaman ki; daha gerçekçi hesaplar yapmak gerekti.. Ne zaman ki; ince hesaplar girdi işin içine.. o zaman 3 yetmedi; 3,14 almak gerekti pi’yi.. Sonra karmaşıklaştıkça sorular, daha da ciddileştikçe sorunlar 3,14 de yetmez oldu.. 3,142857143.. Sonu gelmedi küsuratların. Pi’nin virgülden sonraki rakamları gibi, sonu görünmeyen bir aşka dönüştü.. Halbuki.. Basitti çözümü.. Pi=22/7 Bu kadar da netti işte, çözmek isteyene!

Yorum Yaz

Not: Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır, panik yok (: