18 Åžub 2006

Yazarlar buluÅŸuyor (:
Az sonra Dikenli Tel’de karalayan iki kiÅŸi biraraya gelecek;artık ne olur bilmiyorum.
Dedikodu kazanı kaynamaya başlasın ((:

-Nerdesin ?
-Ya ben geldim galiba,ama nerdeyim bilmiyorum.
-Geldin mi ? Ne var çevrende ? (soruya bak)
-Üst geçit var. (herşeye rağmen duymak istediğim cevap)
-Heh tamam geçidi geç,o yolu dümdüz çık yürüyüş yoluna doğru biz geliyoruz.

İyi ki geldin…
Sayende güzel bir gece geçirdik.Meridyen’le tanıştık,onları çok sevdik,mest olduk.
Mor ve Ötesi sayesinde de bir öğle yemeÄŸi kazanmışım,F.D’yi de dinleyebilseydik üstüne bir de sütlü nuriye geliyordu ama olmadı.
Son otobüs 23:30 :(
İyi yolculuklar…
01:00′de Msn’de olmazsan İstanbul’u ayaÄŸa kaldırıyorum haberin olsun…




Yazı hakkında;

Bu yazı 18 Şubat 2006, Cumartesi 23:31 sularında Genel kategorisi altında kaleme alınmıştır. Bu yazıya gelen yorumları RSS 2.0 ile takip edebilir, yorum yazabilir, ya da geri izleme kullanabilirsin. Çok istersen yazdırabilirsin.

1 Yorum

  1. williee demiÅŸ ki: (19 Åžubat 2006 saat 1:30)

    Ben geldimmmm, İstanbul yırttın yine, yoksa yakıyordu buraları s1m0ne (:
    İyi ki geldim..
    Sayenizde güzel bir gün geçirdim, bir de yemek kazandım, kazanmak demeyelim de, başka bişey bunun adı ama neyse söyleyemedim birden.. 3. sahış olarak atladım diyelim (:
    Bitmedi o yol, sanki çok uzaktan gelmişim gibi.. Oysa gelirken öyle miydi, hemen ordaydım.. Gelmeyi çok istemiştim ondan mıydı, gitmenin uzun sürmesi..

    -Mor ve Ötesi çalmaz giriyor musun iddasına?
    -Nesine?
    [Nesine olduğu tartışılır, ve karar verilir öğle yemeğine]

    Vakit geçer aradan, Mor ve Ötesi çalmayacağına dair tahminler artmaktadır, birden müzik başlar..

    “Yandı dertler bitti tasa, ben kurbanım bu cambaza..”

    Her şey için teşekkürler.. (:

Yorum Yaz

Not: Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır, panik yok (: